Made with love by

İdilonline
İdilonline |
13838
page-template,page-template-blog-pinterest-full-width,page-template-blog-pinterest-full-width-php,page,page-id-13838,qode-social-login-1.0,qode-restaurant-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,select-theme-ver-4.5,side_area_slide_with_content,wpb-js-composer js-comp-ver-5.5.2,vc_responsive
 

nedensizlik

"Lise çağlarındayken köyde yaşayan  halam kahvaltı sofrasında, dünyadaki tek gerçek sevgi annenin çocuğuna duyduğu sevgi demişti..Tabi o yaşlarda çok da idrak edemedim. Sadece bu lafı daha sonra şehirli kadınların da ağzından duyunca demek ki gerçeklik payı var dedim..Köylüsü şehirlisi aynı şeyi hissediyorsa diye. Köylü şehirli...

manyakcaydı

Bugün hayatımda yaşadığın en manyakça diyaloğu yazmak istedim..Cidden daha manyağını yaşamadım...

oysa insanın derdi hep kendidir

İnsanlarla ya yüz yüze diz dize konuşursunuz, ya da uzun uzun duygularınızı yazarsınız. Sanırım eskiden mektup bu yüzden önemliydi. Çünkü online anlık yazışma ve konuşmalar hep kısa,mimiklerden,jestlerden uzak, hep yanlış anlaşılmaya müsaittirler. O yüzden asla doyurucu bir iletişim kuramazsınız. Bu blogu yazmaya başladığımda dokunabilmek, anlaşılabilmek...

bilemedim

An itibari ile sokağa çıkma yasağından mütevellit bir yere gidemiyorum, çocukluğuma gideyim bari dedim. Yaşam ne garip..Zamanında senin özgürlüğüne imrenen insanların kabuklarını kırıp, senden daha özgür yaşamaları...

01.46

İyi ki yazmak var..İçini dökebilmenin  en güzel hali..Sallana sallana yürürken ellerini koyacak yer bulamamak gibiydi, konuşurken açık vermemek için gösterilen çaba..Soruların saçmalığı, saçma sorulara duyulan öfke..Aslında hep bir şeyleri baskılamanın neticesi..İnsan kendisi olabildiğinde su gibi akıyor yoksa her şey..Bağırayım, çağırayım,kırıp dökeyim,ağlayayım her şey eskiye dönsün...

tulum

Corona günlerinde tulum. Tulum demesek mi...