Made with love by

İdilonline
İdilonline | bilemedim
13934
post-template-default,single,single-post,postid-13934,single-format-standard,qode-social-login-1.0,qode-restaurant-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,select-theme-ver-4.5,side_area_slide_with_content,wpb-js-composer js-comp-ver-5.5.2,vc_responsive
 

bilemedim

bilemedim

An itibari ile sokağa çıkma yasağından mütevellit bir yere gidemiyorum, çocukluğuma gideyim bari dedim. Yaşam ne garip..Zamanında senin özgürlüğüne imrenen insanların kabuklarını kırıp, senden daha özgür yaşamaları…Benzer davranışlara mazur kalan insanların birbirleriyle benzerlikler göstermesi..Üniversiteden önceki yaşantıyı bir kenara bırakıyorum.Sonrasındaki kısmı kendimce irdeledim. Karakteri koyacak yeri bulamadığım dönemleri..Kendimi üç kelimeyle tanımlarsam muzip, gözlemci, duygulu olurdu…Onca özgürlüğüme rağmen hiç bir zaman özgür olduğumu hissetmedim. Arkadaşlarımın neyimi özgür bulduklarına hep hayret ettim…Hiç bir şey göründüğü gibi değildir bazen..Bilmiyorum muziplik,gözlem,duygu..bunların hepsi özgür büyümeyle mi ilgili karakterle mi..Bazı şeyleri ayıramıyorum..Lise birden itibaren bütün tatillere yalnız gittim. Arkadaşlarımın babası karma kamplara göndermezken, babam sadece kampta tuvalet kağıdı var mı onu sorguladı (en yakın arkadaşım tarafından yıllarca alay konusu olduğu için yazdım)..Tüm samimiyetimle söyleyebilirim ki, o kamplara gelemeyen insanların özgürlüğüne sahip değildim.. Çünkü babam yapılan bir hataya kızıp, korkutmak yerine uzun uzun konuşup, sonunda size güveniyorum derdi..O güven duygusunun altında ezilirdim..Güven duygusu iyidir ancak fazlası her şeyin fazlası gibi zarar..Örneğin yemek masasında ahiretliğim (nasıl ahiretliksen:) amca kızının 13 zayıfı var atılacak dediğinde, babam”herkes üniversite okumak zorunda değil..Ülkenin sokak süpürecek adama da ihtiyacı var..yeter ki dürüstçe kazansın parasını” dedi…Hadi iyisin yırttın diyen ahiretliğim ,içimdeki ezikliği asla göremedi, anlayamadı..Günlerce içimdeki acı,eziklik hissi, beş paralık adammışım hissi gitmedi..Oysa daha 20 yaşındayım..Bunu kaldıracak durumda değilim.Orada masaya yumruğunu vursaydı, bana kızsaydı, tehdit etseydi keşke dedim. Bütün bunlar bana isyan etme özgürlüğünü verecekti..Kendimce savunacaktım kendimi..Burnumun dikene gidecektim..O yaşlarda ihtiyacım olan şeydi..Ne saçmalıyor diye bilirsiniz. Saçmalamıyorum gerçekten insanda böyle duygu bırakıyor o yaşlarda..Kardeşimle kızdırdığımız bir gün karşısına çıktığımızda dinlediğimiz nasihat aynen şöyleydi..”Her şeyinizi affederim..kimini gülerek kimini döverek,ama yalanınızı affetmem..Yok sayarım sizi”..Bu söylenecek şey mi…Millet okulu asar heyecan yaşar, biz yaşayamazdık..Heyecan vermezdi yaptığımız şey..Çünkü yakalanma korkusuna okulu kıracağımızı zaten söylerdik..Söylediğinde okulu asmanın bir numarası yok ki..İşin güzelliği bilmediklerinde..Bakmayın genç iken duyulan bir ihtiyaç bu tip heyecanlar..Öteki türlü, şeklen bir özgürlük var içeriği kölelik..Yani dışı seni içi beni yakar..İsyan etme özgürlüğümüz yoktu çünkü isyan edecek bir şeyimiz yoktu..Oysa insana kabuklarını soyduran şey isyandır..Her yere gitme özgürlüğü olan biz o güveni ve özgürlüğü korumak için hep otokontrol geliştirdik..Hala kardeşimle sohbet ederken ne monoton bir gençliğimiz vardı deriz..Otokontrol kötü bir şey mi diyeceksiniz.. Değil tabi ki..sadece o yaşlar için fazlası senden çok şey çalıyor..Geriletiyor çoğu şeyini..Peki düşündüm böyle yetişmek hep mi kötü..Değil tabi ki..Zamanında özgür kalmayan, baskıyla büyüyen arkadaşlarımla sohbet ettiğimde, onların yaşantısını gözlemlediğimde daha zamanı yakalamışlar..Daha ortama uyumlular..Daha açık fikirliler..Bizler kadar muhafazakar değiller…Ama daha yaralılar..hep daha kıyaslayıcılar…kararsızlar..içlerinde dolmak bilmeyen bir boşluk var..Sürekli aile ilişkilerini sorgulayıp, yaşantılarına dair suçlu arıyorlar… Onlar gibilerin özgürlük anlayışı istediğini yapmak (asla kötü demiyorum..Toplumlarda bu tarz insanlar sayesinde özgürleşiyorlar) Bizim gibilerin özgürlük anlayışı istediğini istediğin zaman yapabileceğini bilmek hissi..yapmana gerek yok:):)Çünkü öyle yetiştik..Tepemize çekiç gibi vurdu otokontrol manyaklığı..Özetle aileler çocuklarını yetiştirirken gerçekten her şeyde olduğu gibi normal şeyler yapmalılar..İyi bir yöntem zannedip 18 lik çocukların sırtına otokontrol adı altında vicdani bir durumu fazlaca yüklememeli aksi olan sınırsız baskıyla yalancı yapmamalılar…Denge kardeşim denge…Başta hayat garip derken bunu demek istedim..Hangi yetişme tarzı doğru bilemiyorum..Bildiğim tek şey her şeklin bir bedeli var ..o bedeli mutlaka zamanı geldiğinde ödüyorsun..Kiminde gençken..Kimin de yetişkinken..Yetişme şeklimin dingin bir yetişkin olmamda etkisi var..Yetişkinlikte bıraktığı etki güzel..Travman yok..Ne istemediğini biliyorsun..Yaptığın her şeyi cidden hesapsız kitapsızca yapıyorsun..Seçimlerinin kendi tercihin olduğunu bildiğin için daha kararlısın..İçinde dolmaz bir boşluğun varlığıyla meşgul olmuyorsun.İçini dolduran şeyden eminsin…Evet tipik bir babannesin..Yeğenleri yüzünden kendimi daha fazla öyle hisseder oldum..Sevgili anneler…Bu yazınının özeti denge unsuruna dikkat edin..Mükemmel zannettiğiniz şeyler çocuğunuzun kendi şeriatını yaratmasına neden olabilir..İnsanın kendinde kendisinin bir şey ayartması travma yaratmayabilir ama kaç yaşına gelirse gelsin o kabukları soymaya engel olur…Neyse kabuklarımızla kabul ediyoruz kendimizi yapcek birşey yok..

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.