Made with love by

İdilonline
İdilonline |
3347
post-template-default,single,single-post,postid-3347,single-format-standard,qode-social-login-1.0,qode-restaurant-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,select-theme-ver-4.5,side_area_slide_with_content,wpb-js-composer js-comp-ver-5.5.2,vc_responsive
 

Dışardan bir gözlemci olarak bugün 2.cisine rastladığım bir vaka yüzünden yazı yazayım dedim.Belki ileriki zamanlada o zamanlar böyle düşünüyürmuşum demekki diyebilirim.İnsanlar hangi yaşta olurlarsa olsunlar, aşık oldukları zaman hissettikleri duygular hep aynı.Değişen şey davranış biçimleri.Ergenlik döneminde en çok gösterilen davranış şeklide kıskandırma üzerine.Ama tabi bunu yetişkinler yaptığında, nasıl bu kadar şeyi planlamaya enerjileri yetiyor diye düşünüyor insan.Kısa vadede anlık krizlere yol açıp, insanı amacına ulaştırabilir, ama zamanla nasıl kaybettiğini anlamaz bile insan.Kıskanmak ayrı…İnsanın elinde olmayan birşey.Ama kıskandırmak..tam anlamıyla bi hastalık.Kardeşim zaten seven adam kıskanıyor, zaten kendince endişe yaşıyor..Sen kafasındaki endişelere kesinlik kazandırıyorsun..Değersiz hissetiriyorsun insanı kendine..Tabi herkes farklı yapıda ama kendimi düşündüm şöyle, bir iki üç beş belki..ama zamanla ne hali varsa görsün diyeceğim kesin.Çünkü bir noktadan sonra kıskanma yerini güvensizliğe bırakıyor..Birlikte kaliteli vakit geçirip, eğlenip, paylaşmak yerine kendi kendini tüketeceğin entrikaların içine girmek çok saçma..İnsanlar akıllarını davranış bozukluklarını gidermeye yönelik kullanmak yerine, severken kullanıyorlar saçma olan bu bence..Aklınla sevip, kalbinle davranırsan saçmalık burada:)

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.