Made with love by

İdilonline
3716
post-template-default,single,single-post,postid-3716,single-format-standard,stockholm-core-2.0.2,select-theme-ver-6.1,ajax_fade,page_not_loaded,side_area_slide_with_content,,qode_menu_center,wpb-js-composer js-comp-ver-6.4.1,vc_responsive
Title Image

daha önce yazmışımdır.çünkü favori kitaplarımdan biri.Ama arkadaşım fikir almak için sordu.İnternetten kısa bir özetini buldum.Yaşamla yakından ilgilenenler, sevme içgüdüsü gelişmiş olanlar, fantastik şeyleri sevenler…hepsinin güzel espritüel bir dille harmanlandığı bir kitap..PArfümün dansı..Aşağıdaki özet alıntıdır…Zaman geçtiği için ben özetleyemeyeceğim şeker..
Kitap Alobar adlı bir kralın gelenekler gereğince yaşlılık belirtileri göstermeye başlaması üzerine acı yumurta yedirilerek öldürülmesinin kararlaştırılmasıyla başlar. Fakat ölmek istemeyen kral bu ölümden Wren adında ki bir cariyesinin de yardımıyla kaçar. Sonra dünyayı gezmeye başlar ve yaşlanmamanın sırrını arar. Uzak Doğu’da Bandaloop isimli cadı-doktorlar diye de adlandırılan bir kabilenin yanına gider. Ona yardım edemeyeceklerini söylerler. Bunun üzerine oradan da ayrılıp yakınlarda ki bir manastıra gider ve orada ki keşişlerin yaşam tarzına ayak uydurur. Burada kalırken Kurda adında genç bir kızla tanışır. Kudra Hintlilerin görenekleri gereğince dul kaldığı için kocasının cesediyle birlikte yakılarak öldürülmek istenir. Fakat Kudra’da Alabor gibi ölümden kaçar ve Alobar’ın da bulunduğu manastıra gelir. Burada kalmak için bir süre erkek kılığında dolaşır. Keşişler ne zaman Kudra’nın kız olduğunu fark ederler o zaman Alobar’la birlikte bir keşişin de yardımıyla oradan kaçarlar. İkisi de sınırsız yaşamı keşfetmek isterler. Bu yüzden yine Bandaloop Doktorlarının yaşadıkları mağaraya giderler. Fakat gittiklerinde burada kimseyi bulamazlar. Sadece boş bir mağara vardır. İkisi uzun bir süre boyunca burada kalırlar çünkü Bandaloop’ların enerji dalgaları hala daha mağara içindedir ve o enerji dalgalarından Bandaloop’ların öğretisini öğrenmeye çalışırlar. Nasıl uzun ömürlü olunacağını öğrendikten sonra dünayı birlikte gezemeye başlarlar. Kendilerine meslek olarak gittikleri yerlerde tütsücülük,parfümeri ahşap işçiliği gibi sanatlarda uzmanlaşarak yaşamlarını sürdürürler ve bir gün Pan isimli bir tanrıyla karşılaşırlar. Bu tanrının özelliği flüdünü çalarak insanlara eğlence ve mutluluk kaynağı olması ve geceleri erotik rüyalarını süslemesidir. Fakat zamanla Hristiyanlığın yayılması nedeniyle unutulan bu tanrı yok olmaya yüz tutmuştur. Alobar ve Kudra, Pan’ın bu aciz haline dayanamyarak Paris’te açtıkları parfümeri dükkânına alırlar. Pan’ın belki yeni keşfedilen Amerika topraklarında kendisine inanan insanlar bulabileceğini düşünerek kendileriyle birlikte götürmeye karar verirler. Fakat Pan’ın yarı keçi olmasından kaynaklanan kötü bir kokusu vardır. Amerika’ya yolculuk gemiyle olacağından dolayı Pan’ın kokusunu gizlemelidirler. Bunun üzerine Kudra yüz yıllardır süren hayatı boyunca edindiği bütün bilgileri kullanarak Pan’ın kokusunu gizleyecek bir parfüm üretir.
Bu sırada günümüz zamanımızda Fransa’dan Marcel le Fever, New Orleans’da Madam DeValier ve Seattle’da Priscilla isimli üç uzman parfümcü daha önceden Kudra ve Alobar’ın keşfettiği mükemmel parfümün materyallerini bulmaya çalışırlar. Bu parfüm Pan’ın kokusunu gizleyen parfümdür.
En sonunda New Orleans’ta Alobar, Marcel le Fever, Madam DeValier ve Priscilla buluşurlar ve Alobar onlara parfümün sırrını anlatır. Fakat bir şart koşar; Marcel le Fever ünlü ve büyük bir şirketin sahibi olduğundan parfümü o üretecektir ayrıca Parfümün ismi, “Kudra” olacaktır ve elde edilen gelir, parfümün keşfedilmesinde kullanılan herkese dağıtılacaktır.