Made with love by

İdilonline
İdilonline |
5710
post-template-default,single,single-post,postid-5710,single-format-standard,qode-social-login-1.0,qode-restaurant-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,select-theme-ver-4.5,side_area_slide_with_content,wpb-js-composer js-comp-ver-5.5.2,vc_responsive
 

İnsan psikolojisi olduğu gibi, tıpkı bir insana aitmişcesine toplum psikolojisi de var.Yani bir amerika psikolojisi ve bir türkiye piskolojisi derken, resmen insandan bahsediyormuş gibi düşünebiliriz.Genelde böyle fazla ayrıntıya inen, dikaktli insanları kafaları hep filficur gibi gelir..Oysa kendi adıma söyleyebilirim, iyi bir gözlem neyin ne olduğunu net ayırtemeden ötürü, insan zihninde gayet başarılı bir netlik getirir.Ben gözlemleyemediğim, emin olmadığım şeylerde hep kararsız kalmışımdır.Bu senin elinde olan bir durum değil ki ..sen istemesende herşeyi kafana yazmışsındır..aman neyse..az önce bir kez daha emin oldum ve yazmak istedim..aynı tip şeylere maruz kalan insanlar genelde hep aynı psikolojiyi sergiliyorlar..Tamamen kendi gözlemlerim..külliyen yalan yanlış da olabilir…Efendim kırsal bir toplum olduğumuz için şehirleşme oranımız düşük..Şurada yaklaşık 100 senelik bir cumhuriyetiz.Osmanlı döneminde İstanbul dışında hiçbir yerin şehirleşmediğini düşünürsek ve bir insanın gerçek bir şehirli olması için en az 7 göbek şehirde bulunması gerektiğini göz önünde tutarsak (bunu ben demiyorum..sosyolaoglar diyor), oranımız %5 i geçmeyecektir.Ama bizim insanlarımız şehirleşme kavramını tamamen yanlış anlıyor..Zannediyor ki, apartman kurallarına uyarak şehirli oldu..Ben bundan bahsetmiyorum.Kurallara uyarken zihniyetinde şehirleşmesinden bahsediyorum..En basit örnek:25 yaşında eğitimli bir kız ,ankaranın en iyi semtinde oturup,arabasına atlayıp gece yaşantısına giderken babasına erkek arkadaşıyla buluştuğunu söyleyemiyorsa bunun nesi şehirlilik?o sadece zottirik bir örnek..Hatta ve hatta insanımızın oğu elde ettiği birikimleri bir mesleğin,çalışmanın sonucunda değil,genelde değer kazanmış tarlasından oyundan buyundan ediniyor.Ve şehirde kendine bir yaşantı sağlıyor.İnsanları farklı kılan, kendi yaşantılarını , şehirleşerek özgürleşme sonucudur.Oysa çoğu insan aynı mantıkla şehre geldiğinden, bi sürü psikolojisi, aynı olma durumu sözkonusu..Bugün 4 kişi sohbet ederken şunu gördüm ki, adam köylü zihniyetli bir şehirliyse, toplumda hep en üst düzeyde bulunmak ve saygı görmek istiyor.Bunu da iyi bir unvanla yapacağını düşünüyor.(biim gibi ülkeler için kısmen çok doğru).Konuştuğum insan başarılı bir bilgisayar mühendisi.İsteyerek yazmış, isteyerek bölüme girmiş.Ancak toplumda doktorların daha saygı gördüğünü düşünerek, o puana keşke tıp yazaydım demesin mi?ya kardeşim..keşke elektronik yazaydım dese saygı duyarım ..Benzerdir.Belki bazı şeyleri yapmak için daha avantajlı buldu ve istedi derim.Tıp nireeeeeeeeeee mühendislik nire..İnsan ünvan,mevki , makam için bu kadar boşlukta yüzer mi?bu kadar hiç olur mu?NEyse ..kendi bi şekilde treni kaçırmış..Şimdi beni bi doktor kızla tanıştır demesin mi?Dediğim gibi bu varlıklı köylüler şehre gelip, bi yer edindiyse, zihniyette değişmediyse, aha sonuç…Bunlar toplumun gizli takozlarıdır.Ben idda ediyorum ki, toplum çeşitlilik kazanmıyorsa, bu insanların sürü halinde bilinçsizce birşeyleri kıymetli yapıp bişeyleri değerlendirmesindendir.Toplum ancak bireylerin farklılaşmasıyla farklılaşır.Yoksa herkes aynı şeyi düşünüp aynı mesleğe tapıp,aynı semtlerde oturmayı isteyip,puana ve fiyata göre değer biçip,sıraladığında,birbirlerini küçümseyen kast sisteminin olduğu bir toplum olur.Malesef millet siyasetle,devrimle onla bunla toplumun adam olacağını zannediyor.Birbirini hoşgörmeyen toplum bir adım öteye gidemez.Bu da ancak çeşitlilikle, insanlara istediği olma,istediğini yaşama fırsatı vererek, özgün karakterler oluşmasını sağlayarak olur.Tabi sessizce insanlara bakıyorsun,Asla böyle fikir beyanında bulunmuyorsun.Ama içdünyanda hep bunları içinden geçirip, gözlemliyorsun..Ben insanların bir mesleği yaparken kariyer yapmak istemelerini,hırslı olmalarını,emeklerini paraya çevirmelerine karşı olmaktan bahsetmiyorum.Bunlar olması gereken insanı istekler.Ancak birşeyi maddesel şeyler için tercih edip, içini doldurmaya çalışmakla sadece ruhunu yitirip, sürüye dahil olur insan diyorum.Bunları yazarken sanki kendim böyle değilmiş de, insanlar böyle ve ben onları eleştiriyomuşum gibi anlaşılmasın.Sonuçta bu toplumda büyüdüm.Bu değer yargılarıyla büyüdüm.Ama bu durumun farkında olduğumdan, gerçekten kendi köşeli taraflarımı törpülemeye çalışıyorum.”NE yani sen astronom-matematikçi” olduğuna hiç pişman olmadın mı” sorusuna bi nebze de olsa yanıttır.Asla pişman olmadım.Ama başarılı bir astronom olmadığım için pişmanım.Boşa bir sürü vakit harcadığım için.Hedefsiz olduğum için.Yoksa benim için başarı ve başarısızlık vardır.HAngi meslek grubunda olursan ol, işinde iyisen hep bi değerin vardır.Sağlık ve hukuk alanlarının hangisinde çalışırsan çalış, insanın muhtaç olma durumundan mütevellit, adam etik değeri yoksa her zaman bunu kullanarak parayı haddinden fazla kazanabilir.Ama emin ol bu miktarın fazlalığı o meslekten değil, insanların meslekten öte muhtaçlık olarak görmesindendir.Yani kısaca adam doktor yapamadığı başarılı cocuğuna ya doktor gelin ya da doktor damat arıyor bu toplumda..Ama asla kınadığım için yazmıyorum..Sadece toplum böyle zor değişir demek istiyorum.Sonuçta o insanlar da belli bir değer yargısıyla büyüdüklerinden onu aşamıyorlar.Şahsen ben çocuğumu belli bir meslek grubunu hayal ederek ona tıkıştırıp görmektense, akıl ruh sağlığı yerinde,kıpır kıpır istediği işi yapan başarılı, pozitif,yaratıcı bir çocuk olarak görmeyi yeğ tutarım.Ama elbetteki o yaşlarda cocuğa bırak ne istiyorsa yapsın diyemessin.Ancak gözlemleyerek, nelere yetenekli, nelere ilgisi var ve neleri başarabilir diye gözlemleyerek o özgürlük alanını sağlayacaksın.
NOT:bekara karı boşamak kolay.Belki çocuğum olsa hiçbirini yapamam:):):)

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.