Made with love by

İdilonline
İdilonline |
6119
post-template-default,single,single-post,postid-6119,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,select-theme-ver-4.5,side_area_slide_with_content,wpb-js-composer js-comp-ver-5.5.2,vc_responsive
 

İkisini de iyi tanıyorum.HEm de çok iyi.İnsan birinin her evresine tanık olunca, sonradan tanımak gibi olmuyor tabi..Bugün öylesine nasılsın iyimisin diye sohbet ederlerken, çocuk kıza sorar falancanın falanca kitabını okudun mu diye.Kız cevaplar ,devam eder.”okudum”.
Düşündüm o ana kadar hiç aklıma gelmemişti..kitap okuduğum bir kitaptı..kitabı şöyle bir hafızamdan geçirdim , ikisininde böyle bir masalı var diye düşündüm..ama cidden masal yani…Kimbilir belki çocuk da böyle bi benzerlik buldu sordu zönk diye..
15 yaşlarında lisede başlar hikaye ,masal herneyse..Kız çok duygusal,hassas, iç dünyasında kırılgan..Çok özgür yetişmesine rağmen, ailesinin kensine olan güveni kaybemesinden korktuğu için kendince erkeklere karşı zihninde set çekmiş , erkeklere karşı hep korkak olmuş biri.Niye böyle bir psikoloji geliştirdiğine dair şimdilerde bir anlam veremez…Çocuk burnundan kıl aldırmayan, aşkından ölse ölümüne inkar edecek, bütün sorumluluğu kızın üstüne bırakacak biri..o yaşlarda öyleydi yani..Okulların açılmasından bir vakit sonra kız sıra arkadaşına dönmüş “bizim bu sınıfta ne işimiz var “diye hayıflanırken, çocuğun kendisine baktığını görür..O bakışın sıradan bi bakış olmadığını anlayacak kadar da zekidir arkadaşım..DErs edebiyat dersidir..hoca evliya çelebinin bir hikayesini anlatmaktadır..çocuk kapının yanındaki sıraların 2.sinde oturmaktadır..Arkadaşım herşeyi çok net hatırladığını söyler..Kız o gün eve gider ve kendi kendine çocuğa söylendiğini farkeder..Aslında bu kızma ve söylenme halleri kendi hoşlanmasını kabul etmeme ve bastırma halleridir.Lise boyunca hayatı dar ederler birbirlerine..Kız çocuğun kendisiyle alay etmesine, bir türlü sevdiğini söylemesine iflit olur.onun verdiği hırçınlıkla elinden geleni ardına koymaz..başka kızlara baktığını gördükçe dozajı daha da arttır.Kız erkekle çıkma fobisi yüzünden bir türlü fırsat tanımaz çocuğa..DErken hiç birşey dillenmeden, sadece hissedilerek,acı çekilerek lise biter.Kız kendince üniveritede devam edeceğinden emindir..o zaman korkmayacağından..o zamanın uygun zaman olduğundan..Ama çocuk üniversitenin il senesinde kendine sevgili yapar..Kız yıkılır kimselere bişey belli edemez..İçini öyle bi öfke bürüki, kendisine çıkma teklif eden ilk insanı en olmayacak adam olmasına rağmen kabul eder..Sırf inat olsun diye..çocuğun canının yanacağından emindir..Uzaktan yakından çocukla hiçbir şekilde bağ kurmaz..tahamül bile edemez aynı ortamda sevgilisiyle görmeye..DErken üniversitenin yemekhanesinde karşılaşırlar..Yanında sevgilisi yoktur..Karşılıklı yemek yerken sohbet ederler..Kız hala kendini çok sevdiğini farkeder..Ama asla tutupta sevgilisi varken bunu düşünecek bir kız değildir..KIz birini seviyorken başka biriyle çıkmanın eziyetini çeker hep…inat olsun diye ayrılmıyor da , bi türlü sevgili olarak görüp sevemiyr da…olan o gariban kızı seven, ona tapan adama oldu işte..Kızın çocukça bencilce intikam duygusu, bi insanın duygularıyla oynamasına neden oldu…Ve kız adam için ” bunu hakedecek bir insan olmadığını söyler hep”.Üstelik kızın bir bahane yaratarak terketmesi sonucunda bile hala arasıra hiç bir beklentiye grmeden arayıp soracak kadar iyi biridir der üstelik..Neyse bu çok iyi bi ders olur kıza..kimsenin duygularıyla oynmamaya ve dürüst olmaya dair..Onun vicdan azabı her defasında içini kanatır.Neyse kızın ilişkisi 5 sene sürer..En son ayrılır adamdan..Çocuk ayrı bi şehir ülke herneyse oda ordadır..Onun da eski sevgilisiyle ilişkisi bitmiştir.herkes birbirinden habersiz,umutsuz dingin hayatlarına devam ederler..Bir gün liseli arkadaşlar toplanır..Herkes birbirine msn adresini verir..kız herkesinkini yazar..Ancak onunkini ucundan koparıp atar..Kız herşeyin başa sarmasından korkar..Derken 3 5 gün sonra çocuk msn de ekler..Kıza yazdığı ilk cümle merabadan sonra “seni çok özledim “dir.Kız ben de yazmak ister ama yazamaz başlar ağlamaya..Çünkü daha düne kadar ayrıldığı sevgilisinden özlemle bahsetmektedir çocuk..dolayısıyla bu sefer çocuğa inanamaz…çakallık yapıyor diye düşünür..İşte o vakitten sonra msn de konuşmaktan çekinmez..benim çakallarla işim olmaz diye..Asla yeniden hiçbişe başlamaz diye…(yeniden başlama diye bişe yok beyninin gerilerine bastırdığın şeyler hortluyo)..aylarca konuşur bu ikisi..Sonra çocuk bir gün kzın liseden kalma , kendisinin sakladığı tokayı gösterir..Kız gene sabaha kadar ağlama nöbeti geçirir..Kız yemin ediyor..hayatımda bu insanla yaşadığım şeyleri kimseye anlatmadım diye…eminim çocuk da öyledir diye..Kız elinden bişey gelmeden sürekli ağlıyor..Çocukla konuşacak konuşmak istemiyor..Çünkü çocuğun eski sevgilisinden ötürü ona kinli…Bir taraftan da msn de bilmeden farkında olmadan flört ettiklerini hissediyor..Arkadaş kimliği altında bundan da hoşlanmıyor..Kız çok çektim çok diyor..Hayatımda allahla konuşmadığım kadar konuştum diyor..Allahım hayırlısı neyse onu ver ..hayırlı değilse uzak tut..hayırlıysa kavuştur..ve bi gün iş yerinde lavaboya girdiğinde hüngürt foşurt kız arkadaşının ağladığını görür..Kız sorunca “niye ağlıyorsun ” diye ayrıldığı sevgilisinin evleniyor olması haberine ağladığını söyler..Kız masasına döndüğünde çocuk kıza msn den aynen şöyle bir cümle yazdığını görür..”senin güzel arkadaşın vardır bana ayarlasana ” …bunun üzerine kız sinirlenir.. tersleyince çocuğun niye diye sormasıyla kız bütün duygularını dile getirmeye başlar..o 5 dakika içinde yaşadığı psikolojilk süreçte karar veriyor buna..belki yarım saat sonra görse o kızı lavoboda bişey olmayacak..Sonra kız sabaha kadar düşünür guguman kuşu gibi “ben naptım “diye…Bir tarafta çocuğun eski sevgilisi yüzünden hala öfkeli.Aklına her geldiğinde öfke nöbeti..ama ilginç bi şekilde bu sorunsalı aşar kendi zihninde..Çünkü çok düşünür..Kız mantıklı düşünür bi şekilde..Herkesin geçmişte bişeyler yaşamış olabilceğini bunların normal olduğunu düşünür birşekilde…ve zamanla çocuğa eski kız arkadaşı yüzünden olan öfkesi geçmeye başlar..yılların alışkanlığının kolay atılamayacağını, çocuğun elbetteki sevgiyle anacağını kabul eder.Kız garip bir kız hislerine çok güveniyor..asla kaderci yaşayan biri değil ama kendi elinde olmadan kendi bişeyleri zorlamadan tesadüf eden şeylerinde kaderi olduğunu ve yaşanması gerektiğine inanıyor..Tabi bundan sonra daha farklı bi süreç var..Kız gene ürkek, sıkılgan , utangaç uyuz tavırlar içinde..ama zamanla atlatıyo tabi bunları..Çocukla hiçbirşeyi oldurmak için uğraşmıyor..ama olacak hiçbirşeyinde önüne engel koymuyor..Sürekli hayırlısı olsun diye dua etmekten başka bişe yapmıyor..Yalnız çocukla her karşılaşması bu kadar tesadüf cuk diye olamaz..Yemin ediyor ayarlasam uğraşsam bu kadarı olmaz diye…Kız olacak şeyleri hep yaşanması gereken kaderiymiş gibi görmeye başlıyor..allaha hep beni kalbimle yol buldur ama doğru ve hayırlı buldur diye dua ediyor..ilk kez yaptığı şeyleri hep ilk sevdiği insanla yapıyor..Kız bunu tarif edemediğini söylüyor..Onca yıllar geçti onca şey yaşandı, ilişkiler atlatıldı..ama hiç bi çaba sarfetmeden gene bu noktaya geldi diye hayret ediyor..kızın bu kadar sülük gibi davranması belki de herşey bu kadar karşılıklıyken niye olmuyo diye düşünmesinden..Kız tamamen bitmeden bişeyler başka bi ilişkiye başlamayı yanlış bulduğundan zamana bıraktı..çocuk yeni birini sevmenin mutluğuyla hayatına devam etmekte..Kız geçmişte yapılan çocuklukların, hataların yapılmaması onların düzeltilmesini avantaj olarak gördü..hiçbişeyin ilk sevdiğin gibi olmayacağına inandığı için geçmiş asla sorun olmadı..Hatta ilk sevdiği insanla yıllar sonra tesadüfler silsilesiyle bir araya gelmeyi şans olarak gördü..çocuk için geçmiş hep sorun oldu….herşeye yeniden başlamayı tercih etti..kız kalbiyle yolunu bulan biri..çocuk aklıyla..kız özünde hep aynı olduklarını düşündü..çocuk için kızla hep farklı olduklarına emindi…Kız eksik kalan hiçbişe kalmasın diye, kimseye tanımadığı fırsatları ona tanıdı.Çocukken tanımanın verdiği rahatlıkla hep dürüst davrandı..Çocuk zerre kadar hiç bi konuda fırsat vermedi..kendini ifade etmesinde bile…Hiç b
i konuda kırmaktan, üzmekten çekinmedi..Kız birlikte yaşlanmak istediği için bu kadar ısrarcı oldu..çocuk yaşlandığında başına bela olmayacak birilerini aradı…Kızın herşey diline vurdu….inkar edecek hiçbişeyi yok şimdi..Çocuk hep kapalıydı…Dilediğini söyleme hakına sahip..Masalsı bi dille çok güzel yazılırdı..ama cidden üşeniyorum…10 dakikada yazdığın şey koca bir kitap halinde yazabilirsin oysaki..kız zerre kadar bişe e bahsetmez bu konuda kimseye ama ikisini tanıyan herkes, gelir gider sorar kendisine…geçenlerde sağlamından tersler bir tanesini “bana ne sorup durmayın şunu bana diye”..oysa o güne kadar asla böyle bir davranış sergilememiştir kimseye….Kız çok yorulduğunu,kırıldığını söyler..bu hikayede burda biter..Olmuyorsa bir türlü koşullar uygun olmadığı için düşünürdü..Şimdi niye olmadığına dair herşeyin çok iyi farkında..Belki de bu yönlerini ilk kez görmenin üzgünlüğü var içinde.Eğer herşey eskisi gibi olsaydı diyor kız, ben o kitaptan bir mesaj alırdım diyor ve ekliyor, söylediğim kitabı değil de İskender Pala nın “od “unu oku derdim kendisine…

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.