Made with love by

İdilonline
diken ucu
5562
post-template-default,single,single-post,postid-5562,single-format-standard,stockholm-core-2.0.2,select-theme-ver-6.1,ajax_fade,page_not_loaded,side_area_slide_with_content,,qode_menu_center,wpb-js-composer js-comp-ver-6.4.1,vc_responsive
Title Image

diken ucu

diken ucu

Çok uzun sürede bitirdiğim incecik bir kitap..Kitaptan beğendiğim bir kısmı alıntı yapayım dedim.
“insan yirmi yıl bir başkasını diken ucu gibi taşır mı içinde? görmese, aramasa bile… gençlik deyip, geçemez miydim? geçebilseydim, şimdi neşeyle bunlardan konuşabilirdik. tam içki mezesi olacak hatıralar. ağlamayız da nasılsa artık. kıkır kıkır güleriz; unuttuğumuz ya da hiç öğrenmediğimiz ayrıntıların üzerinden geçer, ‘biz neymişiz’ deriz. kaç kez yeniden aynı kurulan üçgenin her seferindeki iki kenarın birbirine sarılıp ağlamasıyla çökmesinin ardındaki gizli anlamları ararız… bir daha kavga bile etmeyecek olmanın ağırlığıydı elimden tutan. o öyküyü okuduktan sonra bir cesaret geldi, arayıverdim. hatırlayabilirim sanmıştım. hatırladım hatırlamasına, ama rahatlamadım. içimdeki diken ucu yol buldu kendine. çekip çıkarılmaz bir kıymık etimde.”
behçet çelik (diken ucu kitabından)