Made with love by

İdilonline
İdilonline | şans müziği
2324
post-template-default,single,single-post,postid-2324,single-format-standard,qode-social-login-1.0,qode-restaurant-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,select-theme-ver-4.5,side_area_slide_with_content,wpb-js-composer js-comp-ver-5.5.2,vc_responsive
 

şans müziği

şans müziği

Paul Auster, günümüz Amerikan romancılığının en büyük ustalarından biri. Şans Müziği, tüm Amerika kıtasına yayılan geniş bir alandan başlayıp Pennsylvania’daki bir çayırlıkta iki kişinin ördüğü duvarda noktalanıyor. O iki kişinin bu işe nasıl bulaştıkları, işin koşulları, tümüyle şansa bağlı bir gelişme. Ancak Paul Auster’ın dünyasında şans, kimi zaman kazaya, kimi zaman yazgıya, kimi zaman da iradeye benzeyen değişken ve güçlü bir öğe. Gerilimle coşkuyu aynı anda aktaran Şans Müziği, her türlü kötülüğe ve haksızlığa uğrarken, bunların karşısında bizim de yapabileceğimiz küçük, ama değerli şeylerin öyküsü. Bu roman, Paul Auster’ın, Amerika’nın en özgün ve şaşırtıcı düş gücüne sahip yazarlarından biri olma yolundaki somut adımlarından birisi. Onun, modern edebiyata yeni boyutlar eklemekle kalmayıp daha da önemlisi dünyaya daha geniş açılardan bakmamızı da sağlayan gerçek bir dâhi olduğunu söyleyenler de var.
kitaptan birkaç alıntı;
***İnsan bir başkasında kendini görmeye başladı mı,artık oma yabancı gözüyle bakamaz.İstesen de istemesen de,arada bir bağ oluşmuştur.(syf.52)
birinde kendini görmek, benzerini görmek değildir diye düşünüyorum.KEndin olabilmektir.Rahat hissedebilmektir.Yoksa aynı senin gibi birinin yanında dünyanın en rahatsız adamıysan nerdeeee kendini bulmak.İnsan kendi gibi birine çok zor tahamül eder.Çünkü kendinde onu rahatsız eden huyları başkasında gördüğünde, cinnet nedenidir.İnsan zaten bu huylarından kurtulmanın mücadelesini verirken, kemikleştiren birine heralde hiçte tahamül edemese gerek.Oysa kendini tamamlayacak insanda hep bir eksiğini tamamladığını farkeder.Bu tamamlama sayesinde ciddi bir bağ oluşur.Bunu ben kafamda hep fermuara benzetiyorum.Aynı çıkıntıların birbirini örtmesi mümkün değildir.
***Ne kadar paran olursa olsun,yaşamında bir tutku yoksa yaşamaya değmez.(syf.78)
para önemsiz diyecek kadar salak değilim.Ama gerçekten insanın tutkuları yoksa hiç bir halta yaramıyor, karnını doyurmaktan başka..

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.